Paksoyların Torunu Yarım Asır Sonra Darende’de
Prof. Jale Paksoy Öztürk, yarım asır sonra dedelerinin doğduğu Darende’ye geldi. Aile büyüklerinin mezarlarını ziyaret eden Öztürk, Darende’nin hak ettiği değeri görmediğini belirterek, “Darende, herkesin görmesi gereken bir yer” dedi.
Ahmet ÇAKIR
AHMET ÇAKIR / DARENDE
Hatay’dan Darende’ye gelen Mustafa Kemal Üniversitesi’nden emekli Prof. Jale Paksoy Öztürk, ailesinin geçmişine uzanan izleri takip etmek ve dedelerinin doğduğu toprakları görmek için ilçeyi ziyaret etti.
Çocukken Darende’ye geldiğini ancak o dönemde ilçeyi yeterince tanıyamadığını belirten Öztürk, bu kez Darende’yi doya doya gezmek ve görmek istediğini söyledi.
Öztürk, “Babalarımın, dedelerimin doğduğu yeri görmek istedim. Çocukken gelmiştim ama o zaman bir şey anlamıyordum. Biraz doya doya göreyim, gezeyim istedim. Onun için buraya geldim. Burada hem dedelerimin mezarlarını ziyaret ettim, ruhlarına tazim ettim hem de bizi tanımak isteyen çok sayıda akrabamız olduğunu gördüm. Buraya geldiğimiz için çok mutlu olduk. İnşallah tekrar gelebiliriz. Bu bizim için çok mutluluk verici bir şey oldu” dedi.
MUSTAFA NECATİ İLE AİLE BAĞI
Darende ziyaretinde Mustafa Necati’nin de kendisi için ayrı bir yeri olduğunu anlatan Öztürk, Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarından ve Türk devrim tarihinde önemli bir yere sahip olan Mustafa Necati’nin özellikle Harf İnkılabı sürecindeki rolüne dikkat çekti.
Öztürk, “Burada Mustafa Necati’nin de ruhuna tazim ettik. Çünkü benim bildiğim kadarıyla Mustafa Necati, anneannemin halasının dayısının oğlu. Hatta kardeşimde, anneannem tarafından Mustafa Necati’ye hitaben yazdırılmış bir mektup vardı. Fotokopisini bana göndermişti. Mustafa Necati’nin de bu mektuba cevap verdiğini biliyorum. Fakat deprem oldu. Diğer belgelerimiz gibi o belgeler de maalesef kayboldu” diye konuştu.
Mektubu kendisinin okuduğunu belirten Öztürk, anneannesinin okuma yazma bilmediğini ancak mektubu bir başkasına yazdırdığını ifade ederek, “Yeni yazıyla yazılmıştı. Eski yazıyla olan belge ise dedemin el yazısıydı. Onu okuyamadım. ‘Emekli olduğumda okuyacağım’ diye düşünüyordum. Ama depremde her şey gibi o belgeler de gitti” dedi.
“BİZE MUSULLU DERLER”
Ailesinin Darende’ye uzanan geçmişinin Musul’a dayandığını belirten Öztürk, aile büyüklerinden Fetullah Musuli’nin de atalarından biri olduğunu söyledi.
Öztürk, “Fetullah Musuli de bizim dedelerimizden birisidir. Musul’dan gelmiş. Zaten bize ‘Musullu’ derler. Nerelisin diye sorarlar, Darendeliyiz deriz. Darende’ye de Musul’dan gelmişiz” ifadelerini kullandı.
Babaannesinden aile geçmişine ilişkin anlatıları dinlediğini aktaran Öztürk, “Babaannem bu hikâyeyi anlatırdı. Ben onun anlattıklarının canlı tanığıyım. Orada bir şeyler olmuş, buraya gelmişler diye anlatırdı. Bazen dedeme kızar, ‘Bunlar kovmuşlar’ derdi ama doğru değildi tabii” şeklinde konuştu.
“DARENDE HAK ETTİĞİ YERİ BULMUYOR”
Darende’yi yarım asır önce de çok beğendiğini dile getiren Öztürk, ilçenin yıllar geçmesine rağmen kendisinde aynı hayranlığı oluşturduğunu söyledi.
Öztürk, “Yarım asır sonra Darende’ye geldim. Gerçekten Darende’yi o zaman da çok beğenmiştim. Hayalimde çok güzeldi, eşime çok güzel anlatıyordum. Şimdi de çok güzel buldum. Ama Darende bence hak ettiği yeri bulmuyor. Darende deyince insanlar ‘Orası neresi?’ diye soruyor. Ama gerçekten Darende, herkesin görmesi gereken bir yer diye düşünüyorum” dedi.
Ali Cengiz’in hedefi: Kuklalarla çocukları güldürmek
Sonraki HaberServis ücretlerine yüzde 30 zam
İlginizi Çekebilir
Yorumlar ( 0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!