Murat UZUN
26 Eylül 2026 18:58Üniversitelerdeki Kadrolu Öğretim Elemanları Siyasi Partilerde Görev Alabilir Mi?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 7. maddesinde devlet memurunun tarafsızlığını hüküm altına alarak siyasi parti veya zümrelerle iltisakını yasaklamıştır.
Nitekim olması gereken de budur!
Fakat 2547 sayılı Yükselöğretim Kanunu'nun 59. maddesi yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının siyasi partilere "danışmanlık" yapabileceğine cevaz vermiştir.
Böylece 657 sayılı kanunun çizdiği çerçeve başka bir kanunla yok sayılmıştır.
İlk kez Anayasaya 1995 yılında 68. maddeye yapılan ilaveleriyle gördüğümüz bu uygulama üzerine tartışmak ve fikir teatisinde bulunmak elzemdir. Nitekim benim söyleyecek sözüm var!
Bir siyasi parti bir bilim insanına neyi danışır?
Atom fiziği ve kuantum hakkında malumat mı isteyecekler acaba?!
Elbette bilim insanlarından halka ve insanlığa hizmet odaklı bilimsel istifadede bulunmak için değil. Zira bunu yapmak istemiş olsalar bilim insanlarının doğrudan eser ve çalışmalarından istifade ederlerdi.
Kendi partilerine "eleman" olarak tescil ettirmezlerdi.
Asıl gaye seçmenin algısını yönetmek ve kendi rüzgarlarına bir inandırıcılık esintisi vermek için elbette.
"Rızanın İmalatı" mefhumuna bir bakın derim müsait zamanınızda (Noam Chomsky & Edward S. Herman)
Peki objektifliğini "resmen" kaybeden bir bilim insanından üniversitesine, ülkesine, öğrencisine katkı sunmasını bekleyebilir miyiz?
Bir öğrencisi görev aldığı siyasi partinin politikalarını eleştiren bir akademik çalışma yapmak istediğinde tutumu nasıl olacak mesela?
Kanunlar önünde imtiyazlı sınıflar oluşturursak, bir kanunun açık hükmünü başka bir kanunla hükümsüz kılarsak, devletin halka hizmetle yükümlü kıldığı memurun tarafsızlığı konusunda esneklikler gösterirsek ADALET dediğimiz o yüce mefhum zuhur etmez.