Dilsiz Ziyareti’ni Duydunuz mu?

Darende Haberleri 06.07.2026 - 21:02, Güncelleme: 06.07.2026 - 21:40
 

Dilsiz Ziyareti’ni Duydunuz mu?

Ağılbaşı’nda bulunan Dilsiz Ziyareti, dilden dile aktarılan rivayetleriyle dikkat çekiyor. Konuşamayan bir seyyidin burada sır olduğuna, konuşma güçlüğü yaşayanların şifa bulduğuna ve ziyaretin üzerinin kapatılamadığına ilişkin anlatılar, bölgenin en dikkat çekici manevi miraslarından biri olarak günümüze kadar yaşatılıyor.

AHMET ÇAKIR / DARENDE Darende’nin Ağılbaşı (Engüzek) Mahallesi’nde bulunan Dilsiz Ziyareti, doğal güzelliği ve manevi havasıyla yıl boyunca ziyaretçi çekiyor. Mahalle sakinlerinin yanı sıra Malatya ve çevre il-ilçelerden gelen çok sayıda kişi, burada dua edip huzur buluyor. DOĞAL VE MANEVİ BİR DURAK Kayalıklar ve asırlık ağaçlarla çevrili doğal yapısı sayesinde mistik bir görünüme sahip olan Dilsiz Ziyareti, Engüzek’in önemli inanç ve kültür durakları arasında yer alıyor. Dilsiz Ziyareti’nin geçmişine ilişkin yazılı kaynaklar bulunmuyor. Ancak mahallede kuşaktan kuşağa aktarılan rivayetler, bu mekânın uzun yıllardır saygı duyulan manevi bir ziyaret yeri olarak yaşatıldığını gösteriyor. Yeni neslin bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadığını belirten mahalle sakinleri, duyduklarını büyüklerinden işittikleri şekliyle anlatıyor. SEYYİD DİLSİZ’İN SIR OLUŞU Yörede anlatılan rivayete göre Dilsiz, seyyid soyundan gelen bir zatmış. Doğuştan konuşamadığı için zaman zaman alay konusu olurmuş. Buna çok üzülen Dilsiz’in, eline yalnızca bir ibrik alarak yaşadığı yerden ayrıldığı rivayet edilir. Yakınlarının onu bulmak için ayak izlerini takip ettiği, bugünkü ziyaret yerinin bulunduğu noktaya kadar geldikleri anlatılır. Ancak izlerin burada aniden kaybolduğu ve Dilsiz’in sır olduğu, yani gözden kaybolduğu rivayet edilir. O günden sonra bu nokta halk tarafından kutsal kabul edilmiş ve zamanla “Dilsiz Ziyareti” adıyla anılmaya başlanmıştır. KONUŞMAYA BAŞLAYAN ÇOCUK RİVAYETİ Yörede en çok anlatılan rivayetlerden biri de konuşamayan bir çocukla ilgilidir. Mahalle sakinlerinden Birgül Korkmaz ve Sultan Özkan’ın aktardığına göre yıllar önce konuşma güçlüğü yaşayan küçük bir çocuk ailesi tarafından Dilsiz Ziyareti’ne getirilir. Çocuk burada bir süre dinlendirilir. Rivayete göre çocuk uyandıktan sonra ilk kez konuşarak, “Beni bir köpek ısırdı” der. Bunun üzerine ailesi dileklerinin kabul olduğuna inanarak adak kurbanını keser. Bölge halkı, geçmişte konuşma güçlüğü yaşayan başka çocukların da buraya getirildiğini ve benzer olayların anlatıldığını ifade ediyor. “KORUYACAK OLAN KORUR” Yine mahalle büyüklerinin anlattığı bir başka rivayete göre yıllar önce bir çiftçi, tarlada buğday biçerken eşyalarını Dilsiz Ziyareti’nin bulunduğu alana emanet eder. Çevresindekilerin, “Burada bırakıyorsun, çalınmaz mı?” sorusuna ise, “Koruyacak olan korur” cevabını verir. Rivayete göre eşyaları almak isteyen kişiler emanetlere yaklaştıklarında görünmeyen bir engelle karşılaşır. Ayaklarına bir şeylerin dolandığını hisseder, taşlandıklarını söyleyerek korkuyla bölgeden uzaklaşırlar. Bu olay da yıllardır Dilsiz Ziyareti’nin kerameti olarak dilden dile anlatılmaktadır. ÜZERİ KAPATILAMADIĞINA İNANILIYOR Dilsiz Ziyareti’ni ziyaret edenleri üç farklı bölüm karşılıyor. İlki, çevresi duvarla çevrili olduğu belirtilen Dilsiz Ziyareti’nin bulunduğu alan. Mahalle halkı arasında anlatılan rivayete göre geçmişte ziyaretin üzeri kapatılmak istenmiş, ancak ertesi gün yapılan örtünün parçalanmış halde bulunduğu görülmüş. Bu nedenle Dilsiz’in üzerinin kapanmasını istemediğine inanıldığı ve ziyaretin bugüne kadar açık şekilde korunduğu anlatılıyor. Ziyaret alanında ayrıca gelenlerin oturup dinlenebileceği üstü kapalı bir bölüm ile ikinci bir mezar da bulunuyor. Ziyaretçiler burada dua ediyor, adak kurbanı kesiyor veya lokmalarını dağıtıyor. Mahalle sakinleri dilek dilerken mezar başına iplik bağlıyor. Yöre halkı ise tüm dileklerin önce Allah’tan istendiğini, Dilsiz Ziyareti’nin de Allah’ın sevdiği bir kulun hatırasına duyulan saygının nişanesi olarak ziyaret edildiğini belirtiyor. MANEVİ BİR DEĞER OLARAK YAŞATILIYOR Bölge halkı, Dilsiz Ziyareti’ne gelen insanların manevi huzur bulduğunu, dua ettiğini söylüyor. Burada anlatılanlar, kuşaktan kuşağa aktarılan halk rivayetleri olarak günümüze ulaşmış durumda. İslam inancına göre şifa ve yardım yalnızca Allah’tandır. Dilsiz Ziyareti de yöre halkı tarafından dua etmek, manevi huzur bulmak, adaklarını yerine getirmek ve Allah’a yönelmek amacıyla ziyaret edilen önemli bir inanç ve kültür mekânı olarak varlığını sürdürüyor.
Ağılbaşı’nda bulunan Dilsiz Ziyareti, dilden dile aktarılan rivayetleriyle dikkat çekiyor. Konuşamayan bir seyyidin burada sır olduğuna, konuşma güçlüğü yaşayanların şifa bulduğuna ve ziyaretin üzerinin kapatılamadığına ilişkin anlatılar, bölgenin en dikkat çekici manevi miraslarından biri olarak günümüze kadar yaşatılıyor.

AHMET ÇAKIR / DARENDE

Darende’nin Ağılbaşı (Engüzek) Mahallesi’nde bulunan Dilsiz Ziyareti, doğal güzelliği ve manevi havasıyla yıl boyunca ziyaretçi çekiyor. Mahalle sakinlerinin yanı sıra Malatya ve çevre il-ilçelerden gelen çok sayıda kişi, burada dua edip huzur buluyor.

DOĞAL VE MANEVİ BİR DURAK

Kayalıklar ve asırlık ağaçlarla çevrili doğal yapısı sayesinde mistik bir görünüme sahip olan Dilsiz Ziyareti, Engüzek’in önemli inanç ve kültür durakları arasında yer alıyor.

Dilsiz Ziyareti’nin geçmişine ilişkin yazılı kaynaklar bulunmuyor. Ancak mahallede kuşaktan kuşağa aktarılan rivayetler, bu mekânın uzun yıllardır saygı duyulan manevi bir ziyaret yeri olarak yaşatıldığını gösteriyor. Yeni neslin bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadığını belirten mahalle sakinleri, duyduklarını büyüklerinden işittikleri şekliyle anlatıyor.

SEYYİD DİLSİZ’İN SIR OLUŞU

Yörede anlatılan rivayete göre Dilsiz, seyyid soyundan gelen bir zatmış. Doğuştan konuşamadığı için zaman zaman alay konusu olurmuş. Buna çok üzülen Dilsiz’in, eline yalnızca bir ibrik alarak yaşadığı yerden ayrıldığı rivayet edilir.

Yakınlarının onu bulmak için ayak izlerini takip ettiği, bugünkü ziyaret yerinin bulunduğu noktaya kadar geldikleri anlatılır. Ancak izlerin burada aniden kaybolduğu ve Dilsiz’in sır olduğu, yani gözden kaybolduğu rivayet edilir. O günden sonra bu nokta halk tarafından kutsal kabul edilmiş ve zamanla “Dilsiz Ziyareti” adıyla anılmaya başlanmıştır.

KONUŞMAYA BAŞLAYAN ÇOCUK RİVAYETİ

Yörede en çok anlatılan rivayetlerden biri de konuşamayan bir çocukla ilgilidir. Mahalle sakinlerinden Birgül Korkmaz ve Sultan Özkan’ın aktardığına göre yıllar önce konuşma güçlüğü yaşayan küçük bir çocuk ailesi tarafından Dilsiz Ziyareti’ne getirilir. Çocuk burada bir süre dinlendirilir.

Rivayete göre çocuk uyandıktan sonra ilk kez konuşarak, “Beni bir köpek ısırdı” der. Bunun üzerine ailesi dileklerinin kabul olduğuna inanarak adak kurbanını keser. Bölge halkı, geçmişte konuşma güçlüğü yaşayan başka çocukların da buraya getirildiğini ve benzer olayların anlatıldığını ifade ediyor.

“KORUYACAK OLAN KORUR”

Yine mahalle büyüklerinin anlattığı bir başka rivayete göre yıllar önce bir çiftçi, tarlada buğday biçerken eşyalarını Dilsiz Ziyareti’nin bulunduğu alana emanet eder. Çevresindekilerin, “Burada bırakıyorsun, çalınmaz mı?” sorusuna ise, “Koruyacak olan korur” cevabını verir.

Rivayete göre eşyaları almak isteyen kişiler emanetlere yaklaştıklarında görünmeyen bir engelle karşılaşır. Ayaklarına bir şeylerin dolandığını hisseder, taşlandıklarını söyleyerek korkuyla bölgeden uzaklaşırlar. Bu olay da yıllardır Dilsiz Ziyareti’nin kerameti olarak dilden dile anlatılmaktadır.

ÜZERİ KAPATILAMADIĞINA İNANILIYOR

Dilsiz Ziyareti’ni ziyaret edenleri üç farklı bölüm karşılıyor. İlki, çevresi duvarla çevrili olduğu belirtilen Dilsiz Ziyareti’nin bulunduğu alan. Mahalle halkı arasında anlatılan rivayete göre geçmişte ziyaretin üzeri kapatılmak istenmiş, ancak ertesi gün yapılan örtünün parçalanmış halde bulunduğu görülmüş. Bu nedenle Dilsiz’in üzerinin kapanmasını istemediğine inanıldığı ve ziyaretin bugüne kadar açık şekilde korunduğu anlatılıyor.

Ziyaret alanında ayrıca gelenlerin oturup dinlenebileceği üstü kapalı bir bölüm ile ikinci bir mezar da bulunuyor. Ziyaretçiler burada dua ediyor, adak kurbanı kesiyor veya lokmalarını dağıtıyor.

Mahalle sakinleri dilek dilerken mezar başına iplik bağlıyor. Yöre halkı ise tüm dileklerin önce Allah’tan istendiğini, Dilsiz Ziyareti’nin de Allah’ın sevdiği bir kulun hatırasına duyulan saygının nişanesi olarak ziyaret edildiğini belirtiyor.

MANEVİ BİR DEĞER OLARAK YAŞATILIYOR

Bölge halkı, Dilsiz Ziyareti’ne gelen insanların manevi huzur bulduğunu, dua ettiğini söylüyor. Burada anlatılanlar, kuşaktan kuşağa aktarılan halk rivayetleri olarak günümüze ulaşmış durumda.

İslam inancına göre şifa ve yardım yalnızca Allah’tandır. Dilsiz Ziyareti de yöre halkı tarafından dua etmek, manevi huzur bulmak, adaklarını yerine getirmek ve Allah’a yönelmek amacıyla ziyaret edilen önemli bir inanç ve kültür mekânı olarak varlığını sürdürüyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve darendepostasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.