Şeker Sucuğu Yaşıyor!
Şeker Sucuğu Yaşıyor!
Osmanlı’dan günümüze uzanan geleneksel şeker sucuğu kültürü, Darende’de hâlâ yaşatılmaya devam ediyor. Özel günlerde; düğün, bayram ve misafir ağırlamalarında sıkça tüketilen, özellikle uzun kış aylarının vazgeçilmezleri arasında yer alan şeker sucuğu bugün de geleneksel yöntemlerle üretiliyor.
Osmanlı’dan günümüze uzanan geleneksel şeker sucuğu kültürü, Darende’de hâlâ yaşatılmaya devam ediyor. Özel günlerde; düğün, bayram ve misafir ağırlamalarında sıkça tüketilen, özellikle uzun kış aylarının vazgeçilmezleri arasında yer alan şeker sucuğu bugün de geleneksel yöntemlerle üretiliyor.
AHMET ÇAKIR/DARENDE
Darende’de yaklaşık 20 yıldır şeker sucuğu imalatını yapan Murat Kalıcı, glikoz ve katkı maddesi kullanmadan yaptığı üretimle hem ata yadigârı bir kültürü yaşatıyor hem de hemşehrilerine helal ve sağlıklı ürünler sunuyor. Glikoz kullanılmadan üretilen bu lezzeti bilen gurbetçiler, kilo kilo alarak yaşadıkları şehirlere götürüyor. Darende’de tek bir kazanla sürdürülen bu üretimde, meslekte çırak yetişmemesi ise üzücü.
1973 doğumlu olan Murat Kalıcı, “Yaklaşık 30–40 yıldır bu mesleğin içindeyim. Rahmetli dayımın yanında çırak olarak başladım. Ortaokul yıllarında girdim bu işe. Ortaokuldan sonra da devamlı çalıştım. Askere gidip geldikten sonra yine mesleğime devam ettim. Allah nasip etti, 2005–2006 yıllarında memleketime gelip burayı açtım. Yaklaşık 20 yıldır da aynı yerdeyiz” dedi.
HİLE HURDASIZ ÜRETİM
Mesleğini severek yaptığını vurgulayan Kalıcı, bugüne kadar işine kesinlikle hile hurda karıştırmadığını belirterek, “Çok şükür kimseye muhtaç değiliz. Evimizin, çoluğumuzun çocuğumuzun rızkını kazanacak kadar oluyor. Allah huzurumuzu bozmasın. İnsanların sağlığıyla oynamak doğru bir şey değil. O yüzden ürünlerimizi tamamen pancar şekerinden yapıyoruz. Gönül rahatlığıyla yiyebilirler” ifadelerini kullandı.
Mesleğin sadece bir kazanç kapısı olarak görmediğini işinin kültürü yaşatmak olduğunu vurgulayan Kalıcı, “Bu meslek atadan, dededen kalan bir meslek. Osmanlı döneminden gelen bir kültürdür. Padişahlar zamanında bile kitaplara yazdırılmış, özel bir gelenektir. Günümüzde her yerde yapılıyor olabilir ama asıl mesele nasıl yapıldığıdır” dedi.
Üretimlerde genellikle glikoz kullanıldığına dikkat çeken Kalıcı, “Günümüzde maliyeti düşük olduğu için şurupla üretimin yaygınlaştı. Bu çok zararlı bir şey. İnsanlara özellikle yememelerini tavsiye ediyoruz. Bugün piyasada üretimin yaklaşık yüzde 75’i şurupla yapılıyor. Bizde kesinlikle glikoz yok. Sadece şeker, nişasta ve su kullanıyoruz. Malatya şekeri kullanıyoruz” şeklinde konuştu.
SABIRLA KAZAN BAŞINDA BEKLENİLİYOR
Üretiminde kazandaki işlemin sabır gerektirdiğini belirten Kalıcı, “Karışım yaklaşık 2–2,5 saat kaynıyor. Koyulaşmasını bekliyoruz. İçindeki su neredeyse tamamen buharlaşıyor, kalmıyor denecek kadar azalıyor. Sırf şekere dönüşmüş oluyor. Daha sonra tezgâha döküyoruz. İlk şekillendirmeyi yapıyoruz. Yaklaşık yarım saat soğuduktan sonra ikinci katı vuruyoruz ve pudra şekerinde yuvarlıyoruz. Soğuduktan sonra ürün hazır hâle geliyor. Genişlettikten sonra paketleyip müşterilerimize sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
İmalathanenin herkese açık olduğunu özellikle vurgulayan Kalıcı, “İsteyen herkes gelip imalathanemizi görebilir. Çoğu firma üretim yerini saklar ama bizde gizlenecek hiçbir şey yok” dedi.
Bu işi Darende bölgesinde yapan başka kimsenin olmadığını söyleyen Kalıcı, “Bu bölgede bu işi yapan başka bir meslektaşımız yok. En büyük üzüntümüz gençlerin bu mesleğe hevesli olmaması. Oysa bu bir kültür. İstiyoruz ki sonraki nesillere de aktarılsın” dedi.
Ürün çeşitleri hakkında da bilgi veren Kalıcı, “Şeker sucuğu yapıyoruz. Sade lokum ve fındıklı lokum üretiyoruz. Fındıklı lokumları da kendimiz kesiyoruz. Hepsi yüzde yüz şekerle yapılır, katkı maddesi yok” dedi.
TALEP MEVSİME GÖRE DEĞİŞİYOR
Talep durumunun mevsimlere göre değiştiğini belirten Kalıcı, “Genelde tek başıma, tek kazanla çalışıyorum. Şu an çok yoğun bir talep yok ama talep olursa bu işi büyütme şansımız da var. Yazın işlerimiz yoğun oluyor, kışın ise durma noktasına geliyor” dedi.
Yoğun dönemlerde gurbetçi Darendelilerin büyük destek verdiğini söyleyen Kalıcı, “Memleketi boş bırakmıyorlar. Giderken hediyelik olarak alıp götürüyorlar. ‘Her zaman bulamayız’ diyerek iki üç kilo fazla alanlar oluyor” ifadelerini kullandı.
Hemen hemen her bölgeden ürünlerine talep olduğunu belirten Kalıcı, “İlçelerden gelenler oluyor. Talep oldukça kargo ya da otobüsle gönderiyoruz. İstanbul, Ankara, Bursa, Adana, Denizli, Mersin’den talepler geliyor. Yurt dışından, özellikle Almanya’dan gelen hemşehrilerimiz bile oluyor. ‘Almanya’ya götüreceğim’ diyerek alıp gidiyorlar” diye konuştu.
Son olarak destek çağrısında bulunan Murat Kalıcı, “Biz elimizden geldiği kadar helal, sağlıklı ve kaliteli üretim yapıyoruz. Hile hurda yok. Gönül rahatlığıyla yiyebilirler. Gelen hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. Gelemeyen hemşerilerimizden de desteklerini bekliyoruz. Allah herkesten razı olsun” diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
