"Mezarları koruyun” çağrısı
"Mezarları koruyun” çağrısı
Heyiketeği Mezarlığı’nda tarihi mezar taşları hem doğal etkenler hem de insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle hızla yok oluyor. Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Yolcu, mezarlığın acilen koruma altına alınması gerektiğini söyledi.
Heyiketeği Mezarlığı’nda tarihi mezar taşları hem doğal etkenler hem de insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle hızla yok oluyor. Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Yolcu, mezarlığın acilen koruma altına alınması gerektiğini söyledi.
AHMET ÇAKIR/DARENDE
Darende ilçesindeki Heyiketeği Mezarlığı’nda bulunan tarihi mezar taşları, doğa şartlarının yanı sıra insan eliyle yapılan tahribat nedeniyle her geçen gün yok oluyor. Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalı’nda görev yapan Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Yolcu, alanın acilen koruma altına alınması, definlerin durdurulması ve mezar taşlarının dijital ortamda kayıt altına alınması gerektiğini belirtti.
FOTOGRAMETRİ YÖNTEMİ KULLANILDI
2004 yılında Darende İlahiyat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Ankara Üniversitesi’nde doktora çalışması kapsamında Darende’deki mezar taşlarını incelemeye başlayan Yolcu, ilk başta niyetlerinin bölgedeki tüm mezar taşlarını çalışmak olduğunu belirterek, “Darende’nin ilçe merkezindeki mezarlıklarına gittim; mezarları, taşları fotoğraflayarak kayıt altına aldık. Ve biz burada bu alanda İslam sanatları mezar taşı çalışmaları alanında farklı teknikler kullandık ve bazılarını da ilk teknik diyebileceğimiz fotogrametri yöntemini kullandık. Mezar taşlarını fotogrametri harita amaçlı donatılmış drone ile indirmeli olarak fotoğrafladık. Ve bu fotoğraflardan plan çıkardık, bilgisayarlardan kesitler çıkarıldı. Ondan sonra işlemleri bu ölçülere göre yaptık ve ölçüler gerçeğe uygundu. Bunun testlerini de yaptık. Drone ile işlem bizim için kolaylaştı. Çünkü saha genişti ve taşı sayısı çoktu. Bize kolaylık sağladı” ifadelerini kaydetti.
İLÇE MERKEZİNDE ÇOK SAYIDA
İlçe merkezinde çok fazla kayıt altına alınması gereken mezarlık olduğunu belirten Dr. Yolcu, “Üçgen, Hıdırlık, Hacı Müsrif, İbrahimpaşa, Kurtbağı, Beşer, Heyiketeği… İlçe merkezinde bile çok mezarlık var. Bir de üç türbe ve haziresi olduğunu gördük; Somuncubaba Türbesi ve haziresi Sadrazam Mehmetpaşa ve haziresi, Hasangazi Türbe ve şehitliği. Biz bunların hepsini fotoğrafla kayıt altına aldık ama sonra baktık ki bu çalışma bir teze sığmayacak. Çalışmayı Heyiketeği Mezarlığı’yla sınırlandırdık ve kitabımızı 2025 yılında da yayımladık” dedi.
SAÇ ÖRGÜLÜ MEZAR TAŞLARI VAR
Mezarın bölgeye göre farklılıklar taşıdığını söyleyen Ayşe Tokay Yolcu, “ Heyiketeği mezar taşlarını incelemelerimiz sonucunda biz bazı tespitlere ulaştık. Kendine has bölgesel özelliklerin yanında yöresel özelliklerin de olduğunu biz bu çalışmamızda gördük. Türkiye genelinde kadın ve baş mezar taşları yüzde 30’larda olduğu halde Heyiketeği mezarlarındaki kadın mezar taşının, kadın başlığının yüzde 45’lere ulaştığını tespit ettik. Yine aynı bölgede olmasına rağmen Malatya ilinin merkezindeki birçok mezarlıkta saç örgülü mezar taşına ya nadiren rastlanmış ya da hiç rastlanmamış. Fakat Heyiketeği mezarlarında saç örgülüler ve yöresel başlıkların çok fazla kullanıldığını tespit ettik. Bunun dışında yine Türkiye geneline bakarsak fesli başlıklarda genelde feslerin püskülleri yanda olmasına rağmen bu mezarlıkta püsküllerin hepsinin arkada olduğunu tespit ettik" ifadelerini kullandı.
İNSAN KAYNAKLILAR DAHA BÜYÜK
Bu çalışmasında kendisine destek olan Profesör Doktor Abdulkadir Dündar ve Profesör Doktor Halit Çal’a teşekkür eden Yolcu, şöyle devam etti; “ Heyiketeği mezarlığı 47 hektarlık geniş bir alana sahip. Biz burada toplamda 724 tane mezar taşı tespit ettik. Bunlardan 270 tanesi kadın mezar taşı, 336 tanesi erkek mezar taşı ve 21 tanesinin de farklı sebeplerle cinsiyetini tespit edemedik. En eski tarihli olanı hicri 981. En yeni tarihli olana ise 1336 tarihidir hicri. Şimdi baktığımız zaman çok geniş bir alanda 724 tane mezar taşı sayısı çok az oluyor. Bunun sebebi de birçoğu görümüze ulaşamamış. Bunun birçok sebebi var. Mezar taşlarında yapı olarak mermer çok az olduğu için mesela biz orada dört taneye rastladık. Kalan hepsi taştandı ve bu taş da erimeye müsait bir taş olduğu için kitabelerin çoğu dökülmüş. Okumakta çok zorlandık. Kaybolmuş kitabeler yüzeyden tamamen ayrıldığı için. Doğa, tabiat şartlarının dışında insan kaynaklı sebepler çok fazla. Bunlardan biz birçoğuna canlı olarak şahit olduk. Mesela 2020 yılında biz ilk gittiğimiz zaman işte mezar taşlarını tespit ettik, fotoğrafladık. 2022'de tekrar gittik. Baktık ki 15-20 tane taşımız yerinde yok. Mezarların içerisinde aradık, taradık, bulduk. Mesela bazılarını bulduk, hepsini bulamadık.”
ÇEŞME, YOL VE AĞAÇLANDIRMA BOZMUŞ
Bölgenin sit alanı olduğunu ama defin yasağının olmadığını belirten Dr .Yolcu, “Burası sit alanı ama defin yasağı gelmemiş. Yeni definin başına bizim baş taşın birinin ayak yerine de yine bizim baş taşımızın birini dikmişler. Yani baş taşında Abdülhamid yazıyorsa ayak taşında Muhammed yazıyor. Orada yatan ise çok farklı bir kişi. Bu çok ilginç gelmişti. Bunun dışında yeni defin oldu biz çalışma yaparken. İşte geldiler, gözümüzün önünde mezar taşını söktüler. Biz söyledik, buna dokunamazsınız, bu tarihi eserdir yani bizim kültürümüzdür. Bir şey olmaz, bizim akrabamız burada yatıyor ve biz onu yanına defin etmek istiyoruz diyerek mezar taşını çok rahatça söktüler. Yine bu yok olmayı hızlandıran sebeplerden bir tanesi de mezarlığın farklı yerlerine çeşme yapmak. İşte herkes kendi akrabasının mezarının başına çeşme yapmak istiyor. Bu çeşmeyi yapmak için de mesela kepçeyi takmış, adam kürümüş mezar taşlarını bir sürü 15-20 tane mezar taşı orada gitmiş Mezar yapısı da bozuluyor. Ve hiç umurunda değil. Umursamıyor. Bunun gibi sebepler dışında ağaçlandırma çalışmaları, yol açma çalışmaları da bu tahribatı hızlandırmış” şeklinde konuştu.
KURTBAĞ MEZARLIĞI KAYIT ALTINA ALINIYOR
Heyiketeği mezarlarını gördüğünde çok şaşırdığını ve mezarların harabe, dağınık, kırık, dökük, mezar taşları etrafa saçılmış olduğunu söyleyen Yolcu, “Osmanlı dönemine ait çok fazla mezarlık ve mezar taşı var. Biz bunların hepsini 2020 yılında fotoğrafladık, kayıt altına aldık. Gerekli dokümanlarımızı topladık. İlk başta Heyiketeği’ni çalıştık ve bitti, yayınlandı. Şimdi Kutbağı Mezarlığı’nı çalışıyorum. Ozan ve Şendere mahallelerinde bulunan mezarların da acil olarak kayıt altına alınması gerekiyor. Diğer mezarları da sırayla yapmayı düşünüyorum. Bunların yok olmadan önce bir an önce kayda girmesini istiyorum. Darende ilçe merkezinin dışında da çok fazla mezar taşları var. Bunların da bir an önce çalışılıp kayıt altına alınması gerekiyor” dedi.
MEZARLIK ACİL ŞEKİLDE KORUNMALI
Heyiketeği mezarından bile iki yılda bu kadar hızlı bir yok olma sürecine girilmiş olduğunu belirten Yolcu, “Yetkililerin bir an önce buna tedbir alıp bir dur demesi gerekiyor. Buranın defin yasağının gelmesi gerekiyor. Burada gerekli tedbirlerin alınarak buranın kayıt altına alınmasını, bir an önce yetkililerin harekete geçmesini istiyoruz. Bu güzel tarihi eserlerimizin, kültürel mirasımızın korunmasını istiyoruz. Bilinçsiz bir şuur var, bir umursamazlık var, boş vermişlik var. Bu tahribatlar yani mezar taşlarındaki bu zarar vermeler, yok edilmeler devam ederse çok yakın bir sürede Darendeliler ata yadigarı mezar taşlarını kaybedecekler. Yok olacak hepsi. Bir an önce bir önlem alınıp tedbir alınıp bu mezar taşları koruma altına alınması gerekiyor. Çünkü gerçekten tarihi bir zenginlik bunlar. Gözümüzün önünde eriyip gidiyor. Bu yüzden yetkililerin, kamu kuruluşlarının harekete geçip bir an önce burayı koruma altına almasını rica ediyoruz. Koruma altına alınması elzemdir, acil bir durumdur” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
