Buğday Fiyatları Kabul Edilemez

Darende Haberleri 03.06.2026 - 13:40, Güncelleme: 03.06.2026 - 14:02
 

Buğday Fiyatları Kabul Edilemez

Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, açıklanan hububat alım fiyatlarının maliyet artışlarının gerisinde kaldığını ayrıca ödemenin 45 gün sonra yapılmasının da kabul edilemeyeceğini belirterek, üreticinin ciddi gelir kaybı yaşadığını ve tarımsal fiyatların masa başında değil, tarladaki gerçekler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.

AHMET ÇAKIR/DARENDE Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarını eleştirerek, tarımsal fiyatların masa başında değil tarladaki gerçek maliyetler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyleyen Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, 2025 ve 2026 hububat alım fiyatlarını karşılaştırarak üreticinin ciddi gelir kaybı yaşadığını belirtti. Açıklanan arpa ve buğday alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karaca, belirlenen rakamların çiftçinin emeğini ve alın terini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Karaca, üreticinin aylar boyunca büyük emek ve fedakârlıkla üretim yaptığını ancak artan maliyetlere rağmen açıklanan fiyatların çiftçide ciddi bir hayal kırıklığı oluşturduğunu ifade etti. Çiftçinin beklentilerinin karşılanmadığını vurgulayan Karaca, mevcut koşullarda üreticinin üretimden kazanç elde etmesinin giderek zorlaştığını belirtti. SEBEP, YÜKSEK VERİM BEKLENTİSİ Karaca’nın verdiği bilgilere göre, 2025 yılında buğday 13.500 TL, arpa ise 11.500 TL olarak açıklanırken, 2026 yılında buğday 16.500 TL’ye, arpa ise 12.750 TL’ye yükseltildi. Ancak aynı dönemde üreticinin en temel girdileri olan mazot ve gübreye yaklaşık yüzde 50 oranında zam geldi. Bu tabloya dikkat çeken Karaca, ürün fiyatlarındaki artışın yüzde 10 ila 12 seviyesinde kaldığını, buna karşılık maliyetlerin çok daha yüksek arttığını belirterek üreticinin yaklaşık yüzde 30 oranında kayba uğradığını ifade etti. Öte yandan Karaca, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım bedellerini 45 gün sonra ödemesi de kabul edilemez bir durumdur. Çiftçimizin biçerdöver ücretini dahi karşılayacak nakdi çoğu zaman bulunmamaktadır. Girdi maliyetlerinin yüzde yüze yakın arttığı bir ortamda bu ödeme sistemi üreticiyi daha da zor durumda bırakmaktadır” dedi. Tarım politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karaca, üreticinin maliyetlerini karşılayan adil fiyatlandırma çağrısında bulundu. Bazı çevrelerin yüksek verim beklentisini gerekçe gösterdiğini dile getiren Karaca, çiftçinin sadece verimle değil, aynı zamanda artan girdi maliyetleriyle de hesap yapmak zorunda olduğunu söyledi. Mazot, gübre, tohum, ilaç ve işçilik maliyetlerinde yaşanan ciddi artışlara dikkat çeken Karaca, bu şartlar altında açıklanan fiyatların üreticiyi tatmin etmesinin mümkün olmadığını ifade etti. “Bugün çiftçiye denilen şey şudur: üret ama kazanma” diyen Karaca, bu anlayışla tarım sektörünün ayakta kalmasının mümkün olmadığını vurguladı. Çiftçinin zarar ettiği bir ortamda ne üretimin sürdürülebilir olacağını ne de gıda güvenliğinin sağlanabileceğini belirtti. SORUMLU KİM? Üreticinin maliyetlerinin dikkate alınmadan fiyat belirlenmesinin büyük bir sorun olduğuna işaret eden Karaca, “Buradan açıkça soruyoruz; üreticinin maliyetleri göz ardı edilerek belirlenen bu fiyatlar çiftçiyi nasıl ayakta tutacaktır? Önümüzdeki yıl tarlasını ekemeyen, borcunu ödeyemeyen üreticinin sorumluluğunu kim üstlenecektir?” ifadelerini kullandı. Çiftçinin zaten zor şartlar altında üretim yaptığını vurgulayan Karaca, bu kaybın üreticiyi daha da çıkmaza sürüklediğini söyledi. Karaca, “Üreticimiz bu şartlarda ayakta kalmakta zorlanacak, hatta birçok çiftçi tarımsal faaliyetini sürdüremeyecek duruma gelebilir. Önümüzdeki yıl tarımda ciddi bir kopuş yaşanabilir” dedi. Tarımın masa başında rakamlarla değil, tarladaki gerçeklerle yönetilmesi gerektiğini söyleyen Karaca, üreticinin sesine kulak verilmemesi halinde bunun bedelinin yalnızca çiftçi tarafından değil, tüm toplum tarafından ödeneceğini dile getirdi. “EMEK YOK SAYILAMAZ” Açıklanan fiyatların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Karaca, üreticiyi koruyacak ek desteklerin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Çiftçinin alın terinin görmezden gelinemeyeceğini ve emeğinin yok sayılamayacağını vurguladı. Karaca açıklamasını, “Unutulmamalıdır ki; çiftçi kaybederse tarım kaybeder, tarım kaybederse Türkiye kaybeder” sözleriyle tamamladı ve kamuoyuna saygılarını sundu. FİYATLAR ŞU ŞEKİLDE TMO, 2026 yılı hububat alım fiyatlarını buğdayda 16.500 TL/ton, arpada 12.750 TL/ton olarak açıklarken, desteklerle birlikte buğdayda 19.514 TL/ton, arpada 15.764 TL/ton gelir sağlanacağını, ürün bedellerinin 45 gün içinde ödeneceğini ve satış fiyatlarının da buğdayda 18.500 TL/ton, arpada 14.000 TL/ton olarak belirlendiğini duyurmuştu.
Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, açıklanan hububat alım fiyatlarının maliyet artışlarının gerisinde kaldığını ayrıca ödemenin 45 gün sonra yapılmasının da kabul edilemeyeceğini belirterek, üreticinin ciddi gelir kaybı yaşadığını ve tarımsal fiyatların masa başında değil, tarladaki gerçekler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.

AHMET ÇAKIR/DARENDE

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarını eleştirerek, tarımsal fiyatların masa başında değil tarladaki gerçek maliyetler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyleyen Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, 2025 ve 2026 hububat alım fiyatlarını karşılaştırarak üreticinin ciddi gelir kaybı yaşadığını belirtti.

Açıklanan arpa ve buğday alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karaca, belirlenen rakamların çiftçinin emeğini ve alın terini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.

Karaca, üreticinin aylar boyunca büyük emek ve fedakârlıkla üretim yaptığını ancak artan maliyetlere rağmen açıklanan fiyatların çiftçide ciddi bir hayal kırıklığı oluşturduğunu ifade etti. Çiftçinin beklentilerinin karşılanmadığını vurgulayan Karaca, mevcut koşullarda üreticinin üretimden kazanç elde etmesinin giderek zorlaştığını belirtti.

SEBEP, YÜKSEK VERİM BEKLENTİSİ

Karaca’nın verdiği bilgilere göre, 2025 yılında buğday 13.500 TL, arpa ise 11.500 TL olarak açıklanırken, 2026 yılında buğday 16.500 TL’ye, arpa ise 12.750 TL’ye yükseltildi. Ancak aynı dönemde üreticinin en temel girdileri olan mazot ve gübreye yaklaşık yüzde 50 oranında zam geldi.

Bu tabloya dikkat çeken Karaca, ürün fiyatlarındaki artışın yüzde 10 ila 12 seviyesinde kaldığını, buna karşılık maliyetlerin çok daha yüksek arttığını belirterek üreticinin yaklaşık yüzde 30 oranında kayba uğradığını ifade etti.

Öte yandan Karaca, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım bedellerini 45 gün sonra ödemesi de kabul edilemez bir durumdur. Çiftçimizin biçerdöver ücretini dahi karşılayacak nakdi çoğu zaman bulunmamaktadır. Girdi maliyetlerinin yüzde yüze yakın arttığı bir ortamda bu ödeme sistemi üreticiyi daha da zor durumda bırakmaktadır” dedi.

Tarım politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karaca, üreticinin maliyetlerini karşılayan adil fiyatlandırma çağrısında bulundu.

Bazı çevrelerin yüksek verim beklentisini gerekçe gösterdiğini dile getiren Karaca, çiftçinin sadece verimle değil, aynı zamanda artan girdi maliyetleriyle de hesap yapmak zorunda olduğunu söyledi. Mazot, gübre, tohum, ilaç ve işçilik maliyetlerinde yaşanan ciddi artışlara dikkat çeken Karaca, bu şartlar altında açıklanan fiyatların üreticiyi tatmin etmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

“Bugün çiftçiye denilen şey şudur: üret ama kazanma” diyen Karaca, bu anlayışla tarım sektörünün ayakta kalmasının mümkün olmadığını vurguladı. Çiftçinin zarar ettiği bir ortamda ne üretimin sürdürülebilir olacağını ne de gıda güvenliğinin sağlanabileceğini belirtti.

SORUMLU KİM?

Üreticinin maliyetlerinin dikkate alınmadan fiyat belirlenmesinin büyük bir sorun olduğuna işaret eden Karaca, “Buradan açıkça soruyoruz; üreticinin maliyetleri göz ardı edilerek belirlenen bu fiyatlar çiftçiyi nasıl ayakta tutacaktır? Önümüzdeki yıl tarlasını ekemeyen, borcunu ödeyemeyen üreticinin sorumluluğunu kim üstlenecektir?” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin zaten zor şartlar altında üretim yaptığını vurgulayan Karaca, bu kaybın üreticiyi daha da çıkmaza sürüklediğini söyledi. Karaca, “Üreticimiz bu şartlarda ayakta kalmakta zorlanacak, hatta birçok çiftçi tarımsal faaliyetini sürdüremeyecek duruma gelebilir. Önümüzdeki yıl tarımda ciddi bir kopuş yaşanabilir” dedi.

Tarımın masa başında rakamlarla değil, tarladaki gerçeklerle yönetilmesi gerektiğini söyleyen Karaca, üreticinin sesine kulak verilmemesi halinde bunun bedelinin yalnızca çiftçi tarafından değil, tüm toplum tarafından ödeneceğini dile getirdi.

“EMEK YOK SAYILAMAZ”

Açıklanan fiyatların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Karaca, üreticiyi koruyacak ek desteklerin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Çiftçinin alın terinin görmezden gelinemeyeceğini ve emeğinin yok sayılamayacağını vurguladı.

Karaca açıklamasını, “Unutulmamalıdır ki; çiftçi kaybederse tarım kaybeder, tarım kaybederse Türkiye kaybeder” sözleriyle tamamladı ve kamuoyuna saygılarını sundu.

FİYATLAR ŞU ŞEKİLDE

TMO, 2026 yılı hububat alım fiyatlarını buğdayda 16.500 TL/ton, arpada 12.750 TL/ton olarak açıklarken, desteklerle birlikte buğdayda 19.514 TL/ton, arpada 15.764 TL/ton gelir sağlanacağını, ürün bedellerinin 45 gün içinde ödeneceğini ve satış fiyatlarının da buğdayda 18.500 TL/ton, arpada 14.000 TL/ton olarak belirlendiğini duyurmuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve darendepostasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.