Sitenin sağında bir giydirme reklam

Saat tamirciliğinde son perde

Darende Haberleri 22.09.2023 - 09:08, Güncelleme: 22.09.2023 - 09:08
 

Saat tamirciliğinde son perde

Bir zamanlar itibarlı ve çok kazanan meslekler arasında yer alan saat tamirciliği, teknolojiye yenildi. Darende’de bu mesleğin son temsilcisi 47 yıllık saat tamircisi Nuh Sandıkkaya’nın üzüntüsü ise kendisinden sonra bu mesleğin yok olacak olması.

AHMET ÇAKIR/DARENDE Kaybolan meslek dallarından biri de saat tamirciliği; tecrübe, bilgi, dikkat, özen ve incelik istiyor. Çok az ustanın yetiştiği nadir mesleklerden biri olan saat tamirciliği teknolojinin getirdiği yeniliklerden etkilenerek hemen hemen yok olmaya yüz tuttu. Kayıp olan meslekler arasında saatçilik de yerini aldı. Dede Nuh’dan başlayan sanat torun Nuh ile sona erecek. “Tekrar dünyaya gelsem yine bu mesleği yaparım işimi severek yaptım. Yine Darende’de yaşardım. Arızalı bir saati tamir edip çalışır hale getirdiğimde mutlu oluyorum” diyen saat tamircisi Nuh Sandıkkaya da bu mesleği abisinden öğrenmiş. USTA YETİŞMİYOR Darende’de saat tamirciliği yapan 59 yaşındaki Nuh Sandıkkaya, yeni neslin sanata ilgi duymadığını söyleyerek şöyle devam etti: “Sandıkkaya’da ilkokul bittiğinde çantamı arkadaşımla eve gönderdim. Emin abimin yanına gelerek başladığım sanatımı 47 yıldır yapıyorum. Abim 1939 doğumlu Ahmet Sandıkkaya, Emin abimin ustasıdır. ‘Bir milletvekili kadar kazanıyorum, bu mesleği öğrenin’ demişti. O kadar kazanamadık ama geçimimizi de sağladık. Mesleğimiz çok hassas ve sabır isteyen bir meslek. Bizim kabilede farklı il ve ilçelerde 8 aile bu meslekten geçim sağladı. Benim çocuklarım, ‘Biz senin kadar sabırlı değiliz’ diyerek mesleği öğrenmediler. Bugün mesleği bıraksam bu mesleği yapacak kimse yok. Geçmiş yıllarda Darende’de dört tane saatçi vardı. Bugün ise ben tek kaldım. Bizim gibi birçok meslekte usta yetişmiyor. Komşularıma baktığım zaman terzide çırak yok, demircide çırak yok, tamircide çırak yok, marangozda çırak yok. İnanın meslekler tarih olacak. SAATLER ZAMNALA ZİRVEYE ULAŞTI Saatlerin gelişiminden konuşan Sandıkkaya, “Saat zamanı ölçmeye yarayan bir alettir. Zaman kontrol edilemeyen sürekli olarak ilerleyen yerinde durmayan bir süreçtir. Gün içinde yapacağımız tüm işleri planladığımız saatler çok uzun yıllar önce çok farklı çeşitlere sahipti. O zamanın belirli markaların kurmalı, içleri çok küçük dişlilerle dolu zenberekli, mekanik kol saatleri çok meşhurdu. Yelek cebinde taşınan kapaklı cep saatleri, köstekli saatler. Sonraları kol hareket edince kendi kendine kurulan kol saatleri daha sonra pilli su geçirmeyen kol saatleri sonra çok özellikli dijital kol saatleri derken saatler teknolojide zirveye ulaşıldı” ifadelerini kullandı. HER YERDE SAATİ ÖĞRENEBİLİRİZ Teknolojinin gelişmesiyle saati her yerde görebildiğimizi söyleyen Sandıkkaya, “Televizyon, cep telefonu, araçların ekranları, bilgisayarlar, tabletler, şehirdeki saat kulelerinde, dijital reklam panolarında, evlerimizde kullandığımız bazı elektrikli ev aletlerinde, cihazların ekranlarında ve daha birçok yerde görebilmemiz saatin teknolojide daha ileri gitmesine ‘dur’ dedi. Evlerimizde ise on beş günde bir anahtarla kurulan veya zinciri olup uzayan zinciri çekerek kurulan, her saat başı her saat için bir gonk vuran, yarım saatlere bir kez gonk vuran büyük taşşaklı duvar saatleri evde herkesin görebileceği yere asılır ya da yüksek bir yere konulan bir tek çalar saatler vardı. Bu saatler daha sonraları yerlerini çeşit çeşit dijital pilli elektronik saatlere bıraktılar ve evimizin her odasına birer tane asıldılar” şeklinde konuştu. HOROZLU SAATLER RAMAZANA HAZIRLANIRDI Eskiden hemen hemen herkesin kolunda kol saati olduğunu belirten Sandıkkaya, “Kiminde markalı pahalı kimine basit ucuz ama artık zamana bakmak saatin kaç olduğuna bakmak için değil sadece aksesuar olarak kol saati takılıyor. Her evde bulunan çeşit çeşit zil çalan horoz öten guguklu yem yiyen tavuklu saatler özellikle ramazan ayında sahura kalkmak için kurulurdu. Ramazan ayı yaklaşınca arızalı saatler tamir ettirilir; ramazanda iyi çalışsın durmasın diye bakımı yaptırılır, yağlatılır hazırlanırdı. Ramazan ayına yakın günlerde saat tamircileri de çok yoğun olurdu. Tamir olacak saatleri sıraya konulur ve fazla mesai yapılırdı. Arızalı saatleri tamir edip ramazana yetiştirmek için gözlerine gözlük gibi yerleştirdikleri merceği takarak geç saatlere kadar çalışırlardı” dedi. HANGİ SAATÇİLER VARDI? Darende’de çok sayıda saatçi olduğunu söyleyen Sandıkkaya, “Bunlar hem saat tamiri yapar hem de her çeşit saat ve aksesuarını satarlardı. Saatler, deri kordonlar, meşin kordonlar, metal kordonlar, cep saatleri için kılıflar-zincirler saat için ne ararsanız vardı. İlçemizde hatırladığım saatçilerden Nuh Sandıkkaya (Nuh Efendi), Tahir Sandıkkaya, Emin Sandıkkaya, Mehmet Mustafa Sandıkkaya (hafız), Mehmet Önal, İsmail Akkuş,  Mustafa Akkuş, Mehmet Akkuş, Hacı Ahmet  Benli vardı. Bunlar yıllarca ilçemize hizmet ettiler bunların birçokları yaşamını yitirdi” ifadelerini kullandı.        
Bir zamanlar itibarlı ve çok kazanan meslekler arasında yer alan saat tamirciliği, teknolojiye yenildi. Darende’de bu mesleğin son temsilcisi 47 yıllık saat tamircisi Nuh Sandıkkaya’nın üzüntüsü ise kendisinden sonra bu mesleğin yok olacak olması.

AHMET ÇAKIR/DARENDE

Kaybolan meslek dallarından biri de saat tamirciliği; tecrübe, bilgi, dikkat, özen ve incelik istiyor. Çok az ustanın yetiştiği nadir mesleklerden biri olan saat tamirciliği teknolojinin getirdiği yeniliklerden etkilenerek hemen hemen yok olmaya yüz tuttu.

Kayıp olan meslekler arasında saatçilik de yerini aldı. Dede Nuh’dan başlayan sanat torun Nuh ile sona erecek.

“Tekrar dünyaya gelsem yine bu mesleği yaparım işimi severek yaptım. Yine Darende’de yaşardım. Arızalı bir saati tamir edip çalışır hale getirdiğimde mutlu oluyorum” diyen saat tamircisi Nuh Sandıkkaya da bu mesleği abisinden öğrenmiş.

USTA YETİŞMİYOR

Darende’de saat tamirciliği yapan 59 yaşındaki Nuh Sandıkkaya, yeni neslin sanata ilgi duymadığını söyleyerek şöyle devam etti: “Sandıkkaya’da ilkokul bittiğinde çantamı arkadaşımla eve gönderdim. Emin abimin yanına gelerek başladığım sanatımı 47 yıldır yapıyorum. Abim 1939 doğumlu Ahmet Sandıkkaya, Emin abimin ustasıdır. ‘Bir milletvekili kadar kazanıyorum, bu mesleği öğrenin’ demişti. O kadar kazanamadık ama geçimimizi de sağladık. Mesleğimiz çok hassas ve sabır isteyen bir meslek. Bizim kabilede farklı il ve ilçelerde 8 aile bu meslekten geçim sağladı. Benim çocuklarım, ‘Biz senin kadar sabırlı değiliz’ diyerek mesleği öğrenmediler. Bugün mesleği bıraksam bu mesleği yapacak kimse yok. Geçmiş yıllarda Darende’de dört tane saatçi vardı. Bugün ise ben tek kaldım. Bizim gibi birçok meslekte usta yetişmiyor. Komşularıma baktığım zaman terzide çırak yok, demircide çırak yok, tamircide çırak yok, marangozda çırak yok. İnanın meslekler tarih olacak.

SAATLER ZAMNALA ZİRVEYE ULAŞTI

Saatlerin gelişiminden konuşan Sandıkkaya, “Saat zamanı ölçmeye yarayan bir alettir. Zaman kontrol edilemeyen sürekli olarak ilerleyen yerinde durmayan bir süreçtir. Gün içinde yapacağımız tüm işleri planladığımız saatler çok uzun yıllar önce çok farklı çeşitlere sahipti. O zamanın belirli markaların kurmalı, içleri çok küçük dişlilerle dolu zenberekli, mekanik kol saatleri çok meşhurdu. Yelek cebinde taşınan kapaklı cep saatleri, köstekli saatler. Sonraları kol hareket edince kendi kendine kurulan kol saatleri daha sonra pilli su geçirmeyen kol saatleri sonra çok özellikli dijital kol saatleri derken saatler teknolojide zirveye ulaşıldı” ifadelerini kullandı.

HER YERDE SAATİ ÖĞRENEBİLİRİZ

Teknolojinin gelişmesiyle saati her yerde görebildiğimizi söyleyen Sandıkkaya, “Televizyon, cep telefonu, araçların ekranları, bilgisayarlar, tabletler, şehirdeki saat kulelerinde, dijital reklam panolarında, evlerimizde kullandığımız bazı elektrikli ev aletlerinde, cihazların ekranlarında ve daha birçok yerde görebilmemiz saatin teknolojide daha ileri gitmesine ‘dur’ dedi. Evlerimizde ise on beş günde bir anahtarla kurulan veya zinciri olup uzayan zinciri çekerek kurulan, her saat başı her saat için bir gonk vuran, yarım saatlere bir kez gonk vuran büyük taşşaklı duvar saatleri evde herkesin görebileceği yere asılır ya da yüksek bir yere konulan bir tek çalar saatler vardı. Bu saatler daha sonraları yerlerini çeşit çeşit dijital pilli elektronik saatlere bıraktılar ve evimizin her odasına birer tane asıldılar” şeklinde konuştu.

HOROZLU SAATLER RAMAZANA HAZIRLANIRDI

Eskiden hemen hemen herkesin kolunda kol saati olduğunu belirten Sandıkkaya, “Kiminde markalı pahalı kimine basit ucuz ama artık zamana bakmak saatin kaç olduğuna bakmak için değil sadece aksesuar olarak kol saati takılıyor. Her evde bulunan çeşit çeşit zil çalan horoz öten guguklu yem yiyen tavuklu saatler özellikle ramazan ayında sahura kalkmak için kurulurdu. Ramazan ayı yaklaşınca arızalı saatler tamir ettirilir; ramazanda iyi çalışsın durmasın diye bakımı yaptırılır, yağlatılır hazırlanırdı. Ramazan ayına yakın günlerde saat tamircileri de çok yoğun olurdu. Tamir olacak saatleri sıraya konulur ve fazla mesai yapılırdı. Arızalı saatleri tamir edip ramazana yetiştirmek için gözlerine gözlük gibi yerleştirdikleri merceği takarak geç saatlere kadar çalışırlardı” dedi.

HANGİ SAATÇİLER VARDI?

Darende’de çok sayıda saatçi olduğunu söyleyen Sandıkkaya, “Bunlar hem saat tamiri yapar hem de her çeşit saat ve aksesuarını satarlardı. Saatler, deri kordonlar, meşin kordonlar, metal kordonlar, cep saatleri için kılıflar-zincirler saat için ne ararsanız vardı. İlçemizde hatırladığım saatçilerden Nuh Sandıkkaya (Nuh Efendi), Tahir Sandıkkaya, Emin Sandıkkaya, Mehmet Mustafa Sandıkkaya (hafız), Mehmet Önal, İsmail Akkuş,  Mustafa Akkuş, Mehmet Akkuş, Hacı Ahmet  Benli vardı. Bunlar yıllarca ilçemize hizmet ettiler bunların birçokları yaşamını yitirdi” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve darendepostasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.