Zarar Var Ama Ödeyen Yok!
Zarar Var Ama Ödeyen Yok!
5 dakika süren dolu afetinin ardından, mevcut TARSİM sisteminin üreticiyi yeterince korumadığı ve kapsamının genişletilmesi gerektiği, Kerimli Mahallesi’nde ise tapu sorununun bir an önce çözüme kavuşturulması ve buna bağlı olarak ÇKS sistemindeki aksaklıkların giderilmesi gerektiği ifade edildi.
5 dakika süren dolu afetinin ardından, mevcut TARSİM sisteminin üreticiyi yeterince korumadığı ve kapsamının genişletilmesi gerektiği, Kerimli Mahallesi’nde ise tapu sorununun bir an önce çözüme kavuşturulması ve buna bağlı olarak ÇKS sistemindeki aksaklıkların giderilmesi gerektiği ifade edildi.
AHMET ÇAKIR/DARENDE
Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, Ozan ve Kerimli’de 26 Nisan’da yaşanan dolu afetinin sadece ürünleri değil, tarım sistemindeki açıkları da ortaya çıkardığını söyledi. Dolu nedeniyle Ozan ve Kerimli mahallelerinde kayısıda yüzde 90’lar gibi zarar bulunduğunu belirten Karaca, TARSİM’in kapsam darlığı ve Kerimli’deki arazi statüleri nedeniyle üreticilerin destek alamayacağını açıkladı.
5 DAKİKA İLE ÜRETİCİ PERİŞAN
Ozan ve Kerimli’de yaşanan dolu ile ilgili açıklama yapan Darende Ziraat Odası Başkanı Orhan Karaca, “ Ozan ve Kerimli mahallelerinde, diğer bazı bölgeleri de kısmen etkileyen ciddi bir dolu afeti yaşanmıştır. Öğleden sonra meydana gelen dolu yağışı yaklaşık 5 dakika sürmesine rağmen etkisi son derece yıkıcı olmuştur. Dolu, yerde 2-3 saat boyunca erimeden kalmış ve ürünlerde büyük zarara yol açmıştır. Yaşanan afet sonucunda ürünlerin büyük bölümü ağaç diplerine dökülmüş, dallarda kalan ürünler de ciddi şekilde zarar görmüştür. Yapılan ilk gözlemler, bölgede neredeyse ürün kalmadığını ortaya koymuştur” şeklinde konuştu.
ZARAR VARA AMA TARSİM ÖDEME YAPMAYACAK
Afetin hemen ardından, 27 Nisan sabahı; Sami Er, Alican Bozkurt, Türkiye Ziraat Odaları Yönetim Kurulu Üyesi ve bölge başkanı Yunus Kılıç, Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnan ve Tarım İl ve İlçe Müdürlüğü ekiplerinin Malatya geneli ile Ozan ve Kerimli mahallelerinde incelemelerde bulunduğunu belirten Karaca, “Yapılan incelemeler sonucunda her iki mahallede de yüzde 80’in üzerinde ürün kaybı olduğu tespit edilmiştir. Ozan Mahallesi’nde rakımın daha düşük olması nedeniyle çağla biraz daha gelişmiş durumdayken, Kerimli Mahallesi’nde ürünlerin bir kısmı henüz çağla, bir kısmı ise tomurcuk aşamasındadır. Kerimli Mahallemizin özellikle yüksek kesimlerinde tomurcukların tamamen döküldüğü, ağaçların büyük zarar gördüğü tespit edilmiştir. Üstelik bazı üreticilerimizin TARSİM poliçesi olmasına rağmen, mevcut şartlar nedeniyle zararları karşılanamayacaktır. Çünkü TARSİM kapsamında ödeme yapılabilmesi için ürünün belirli bir gelişim aşamasına, yani çiçeklenme oranının en az yüzde 5 seviyesine ulaşmış olması gerekmektedir. Bu şartın sağlanamadığı alanlarda zararlar karşılanmamaktadır” şeklinde konuştu.
ARAZİLERE ÇKS YAPILAMIYOR
Yine dolunun yaşandığı Kerimli’de de çiftçinin ödeme alamayacağını belirten Karaca, “Kerimli’de önemli sorunlardan biri de arazilerin büyük kısmının orman vasfı taşımasıdır. Bu nedenle çiftçilerimizin arazileri uzun süredir Çiftçi Kayıt Sistemi’nde (ÇKS) yer almamaktadır. Tapu çalışmalarının bu yıl başlamış olması umut verici olsa da çiftçilerimiz henüz resmi kayıtlara dahil olamadığı için devlet desteklerinden faydalanamamaktadır. Geçtiğimiz yıl, arazilerin orman vasfında olması nedeniyle birçok üreticimiz ÇKS’ye dahil olamadı ve bu yüzden devlet desteklerinden yararlanamadı. Aynı zamanda TARSİM sigortası bulunmayan üreticilerimiz de ciddi kayıplar yaşadı. Bu durum, üreticilerimizi iki yıl üst üste gelir elde edemez hale getirmiştir” dedi.
ALAN BAZLI DESTEK MODELİNE GEÇİLMELİ
Çoluğunun çocuğunun rızkını bu topraklardan kazanan çiftçilerin gübre, ilaç, mazot ve bakım masraflarını karşıladığını ancak emeğinin karşılığını alamadığını belirten Karaca, “Kayısı, hasat edilip çuvala girene kadar her türlü doğal riske açıktır. Bizim üretimimiz açık alanda, doğrudan doğa koşullarına bağlıdır. Bu nedenle kayısı gibi stratejik ve katma değeri yüksek bir ürün için alan bazlı destek modeline geçilmesi büyük önem taşımaktadır. Biliyoruz ki küresel ısınmanın etkisiyle birlikte Malatya’da artık en büyük risk don olayından ziyade dolu afetidir. Her yıl yaşanan afetler sonrası feryat etmek yerine, kalıcı ve sürdürülebilir destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Artık devletimizin bu mağduriyete el uzatması bir zorunluluk haline gelmiştir. Eğer bu mağduriyet giderilmezse, üreticilerimiz tarımsal faaliyetlerini sürdüremez hale gelecek ve bölgedeki tarımsal üretim ciddi risk altına girecektir” ifadelerini kaydetti.
DEVLET ÜRETİCİNİN YANINDA OLMALI
Devletimizin, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da üreticimizin yanında olacağına inandığını belirten başkan Karaca, “Çiftçinin mağduriyetinin giderilmesi artık kaçınılmazdır. Bu nedenle Ozan ve Kerimli mahallelerimizde zarar gören tüm üreticilerimizin desteklenmesi elzemdir. Üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Temennimiz, bundan sonra benzer afetlerin yaşanmamasıdır. Başta Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er olmak üzere, bölgede incelemelerde bulunan ve destek veren tüm yetkililere teşekkür ediyoruz” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
